• Konferans: Palestine today

    Konferans: Palestine today

  • İftar ve sahur programı tarifi

    İftar ve sahur programı tarifi

  • Üniversitelerde bir ilk: Manevi Danışmanlık

    Üniversitelerde bir ilk: Manevi Danışmanlık

  • İlahiyattan Dkab'a geçiş yolu açıldı mı?

    İlahiyattan Dkab'a geçiş yolu açıldı mı?

  • 2014 İlahiyat fakülteleri taban puanları

    2014 İlahiyat fakülteleri taban puanları

  • İntihal, ünvan aldı

    İntihal, ünvan aldı

  • Prof. Paçacı, Vatikan büyükelçiliğine atandı

    Prof. Paçacı, Vatikan büyükelçiliğine atandı

  • Prof. Dr. Altıntaş NEÜ İlahiyat dekanlığına atandı

    Prof. Dr. Altıntaş NEÜ İlahiyat dekanlığına atandı

Konferans: Palestine today

Konferans: Palestine today Brown Üniversitesi Watson Uluslararası Araştırmalar Enstitüsü öğretim üyesi Prof. Dr. Beshara Doumani, 24 Temmuz 2014 Perşembe günü İSAM'da, Palestine Today: A Historical Perspective başlıklı bir seminer verecektir. DEVAMINI OKU..

İftar ve sahur programı tarifi

İftar ve sahur programı tarifi Ankara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Oğuzhan Tan, televizyonda yayınlanan Ramazan programlarının giderek aynılaştığını söyledi. DEVAMINI OKU..

Üniversitelerde bir ilk: Manevi Danışmanlık

Üniversitelerde bir ilk: Manevi Danışmanlık Türkiye'de bir ilk gerçekleşti. İlk kez Balıkesir Üniversitesi’nde yönetimi ve danışman kadrosu İlahiyat Fakültesi öğretim üyelerinden oluşan bir heyet öğrencilere, “manevi-psikolojik danışmanlık” hizmeti verecek bir merkez kuruldu. Aynı merkezde sivillere de hizmet verilebilecek. DEVAMINI OKU..

İlahiyattan Dkab'a geçiş yolu açıldı mı?

İlahiyattan Dkab'a geçiş yolu açıldı mı? Fakülteleri bünyesinde faaliyet gösterirken birkaç yıl önce YÖK tarafından alına bir kararla İlahiyat Fakültelerine bağlanmıştı. DEVAMINI OKU..

2014 İlahiyat fakülteleri taban puanları

2014 İlahiyat fakülteleri taban puanları   2014 İlahiyat Fakülteleri taban puanları yayınlanmıştır. 2014 Yılında Üniversite tercihi yapacak olan ve İlahiyat bölümünü seçecek üniversite adayları için 4 yıllık İlahiyat Taban ve Tavan puanları ile İlahiyat 2014 YGS LYS Yerleştirme Başarı sıralamasını sırasını aşağıdan öğrenebilirsiniz.  DEVAMINI OKU..

İntihal, ünvan aldı

İntihal, ünvan aldı Üniversitelerarası Kurul (ÜAK), Marmara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Öğretim üyesi Prof. Mazlum Uyar'ın doçentlik tezini "intihal" gerekçesiyle iptal etti. Uyar'ın doçentlik ve profesörlük ünvanları da geri alındı. DEVAMINI OKU..

Prof. Paçacı, Vatikan büyükelçiliğine atandı

Prof. Paçacı, Vatikan büyükelçiliğine atandı Prof. Dr. Mehmet PAÇACI, Dışişleri Bakanlığı yaz kararnamesiyle Vatikan Büyükelçiliğine atandı. DEVAMINI OKU..

Prof. Dr. Altıntaş NEÜ İlahiyat dekanlığına atandı

Prof. Dr. Altıntaş NEÜ İlahiyat dekanlığına atandı Necmettin Erbakan Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Müdürü Prof. Dr. Hüseyin Tekin Gökmenoğlu'nun vefatının ardından Sosyal Bilimler Enstitüsü'ne aynı fakültede Kelam Anabilim Dalı öğreitm üyesi olarak görev yapan Prof. Dr. Ramazan ALTINTAŞ atanmıştı. Prof. Dr. Altıntaş, aynı zamanda ilahiyat fakültesi dekanlığına görevlendirildi.   DEVAMINI OKU..
Previous
Next

TÜM HABERLER

Dkab Anketi 2

Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi bölümlerinin kaldırılarak, ilahiyatlarda tek programa dönülmesi fikrini destekliyor musunuz?

» Ankete Git »
1 Oy hakkiniz var

Sözlükte “haram kılınan, yasaklanan, kutsal olan, saygı duyulan” anlamlarındaki “Muharrem”, savaşmanın haram kabul edildiği dört aydan birinin adıdır. Kur’an-ı Kerim’de “Muharrem” kelimesi ay ismi olarak geçmemekle beraber saldırıya uğrama durumu hariç savaşın haram olduğu aylardan söz edilerek bu aylara saygı gösterilmesi emredilmiştir. Resul-i Ekrem(a.s) haram ayları “Zilka‘de, Zilhicce, Muharrem ve Receb” olarak açıklamıştır.

Muharrem ayının ve özellikle 10. günü olan âşûrâ gününün diğer semavi dinlerde de önemli bir yere sahip olduğu bilinen bir gerçektir. Bu dinlere mensup kişiler, bu aya denk düşen önemli hadiseleri vesile kılarak bu ayı çeşitli etkinliklerle kutlayagelmişlerdir. Hz. Peygamber Efendimiz, Medine’ye hicret ettikten sonra burada yaşayan Yahudilerin Hz. Musa’ya izafeten âşurâ günü oruç tuttuklarını görmüş ve ‘biz Musa’ya sizden daha layığız’ diyerek oruç tutmuşladır. Ancak onlarla benzeşmemek adına bir gün öncesi ve sonrasıyla tutulmasını tavsiye etmişlerdir.

Hz. Hüseyin ile aile mensuplarının 10 Muharrem 61’de Kerbela’da şehit edilmesi üzerine Muharrem ayı başka bir anlam kazanmıştır. Bu ayda Peygamber torunlarına acımasızca katliam yapılması ümmet-i Muhammed nezdinde onulmaz yaralar açmış; o tarihten itibaren bu ay, matem ayı olarak anılagelmiştir. Özellikle İran’da 10 Muharrem’de “taziye” adı verilen törenlerin düzenlenmesi, yas merasimlerinde ağıtların söylenmesi ve “Maktel-i Hüseyin” türü eserlerin okunması geleneksel hale getirilmiştir. Şiîlerin bu günlerde toplu olarak ağlayıp yas tutma, zincirlerle kendilerini dövme şeklindeki matem törenleri günümüze kadar devam etmiştir.

Ehl-i Beyt muhabbetini esas alan ve İslam’ın berrak güzelliğini bizzat Evlad-ı Resul’den alan Müslüman Türkler de bu aya ayrı bir duaadeğer vermişlerdir. Bu ayda oruçlar tutulmuş, dualar edilmiş, her halükarda Ehl-i Beyt mensupları zikredilmiş, ruhları ithâf edilmiştir. Kerbela mezaliminin yüreklerindeki acısıyla kavrulan Alevi-Sünni şairler, ozanlar, edipler en içli ve duygulu eserlerini bu meyanda vermişlerdir. Kerbela olaylarının anlatıldığı mersiyeler ve muharremiyeler, bu gecelerde coşkuyla okunup aziz şehitlerin ruhları şâd edilirken çektikleri acılara bir nebze de olsa iştirak edebilme yoluna gidilmiştir. Bunlardan birinde Âşık Yunus şöyle dile getirir sevgisini ve tasasını: “Şehitlerin ser-çeşmesi, Enbiyanın bağrı başı, Evliyanın gözü yaşı, Hasan ile Hüseyin’dir./ Hazreti Ali babaları, Muhammed’dir dedeleri, Arşın iki küpeleri, Hasan ile Hüseyin’dir./ Kerbela’dır yazıları, Şehid olmuş gazileri, Fatma Ana kuzuları, Hasan ile Hüseyin’dir…”

Anadolu’daki Alevi-Bektaşi geleneğinde de Muharrem ayının özel bir yeri vardır. Osmanlı Devleti zamanında Alevi-Bektaşi ocaklarında ve silsilesi on iki İmamlar yoluyla Hz. Ali’ye ulaşan Sünni tarikatların dergâhlarındaki faaliyetler bir erkânla düzenlenmiştir. Bu ayın özellikle ilk on gününde Kerbela mersiyeleri, Fuzuli’nin ‘Hadikatü’s-Süeda’sı ve benzer eserler okunmuştur. Yine tarihi kayıtlara göre; onundan otuzuna kadar süre içinde tekkelerin âyin gün ve gecelerinde sofralar kurulup aşure dağıtılır, yapılan ayinler sırasında mersiyehanlar ve zakirbaşılar Kerbela mersiyeleri, Ehl-i Beyt ve on iki imam sevgisini terennüm eden manzume ve kasideler okurlardı.

Günümüzde Kerbela Şehitlerinin çektikleri acı ve kederi daha yakından hissetmeye çalışan Alevi-Bektaşi muhitlerde bir takım yaptırımlar söz konusudur. Gücü yetenler bu ayın ilk on veya on iki gününde oruç tutmaya çalışırlar. Bu günlerde zorunlu olmadıkça tıraş olunmaz, eğlence ve keyfi işlere girilmez, lükse kaçan hayvani gıdalardan uzak durulur, su yerine sulu gıdalar tercih edilir, çatal-bıçağın görülmediği mütevazı sofralar kurulur. Yine bu gecelerde ağıtlar, mersiyeler ve nefesler okunur. Yani kısaca, Hz. Peygamberin öpüp kokladığı başa ve taraftarlarına yapılan eziyetler bir anlamda onlarla özdeşleşerek daha bir derinden hissedilmeye çalışılır.

Ehl-i Beyt’e reva görülen bu hain katliam unutulmamaya ve unutturulmamaya çalışılır. Bu münasebetle Hz. Hüseyin’in haksızlık ve insafsızlık karşısındaki dik duruşu nesillere hatırlatılır. Şehitler serdarı İmam Hüseyin’e ve ashabına akıtılan gözyaşının boşa gitmeyeceğine ve ahirette şefaat olunmaya vesile kılınacağına inanılır. Yoğun bir hissiyatla empati yapılarak onlara yapılan eza ve cefa daha yakından gözlemlenir. Bu duygu ve ritüellerle bir daha Kerbela’lar yaşanmaması için gözyaşları içersinde Hak Teâlâ’ya dua ve niyazlarda bulunulur. Oruçların bitiminde aşureler kaynatılır, kurbanlar kesilir. Âşûrâ günü, aynı zamanda Ehl-i Beyt’ten tek kurtulan İmam Zeynelabidin’den dolayı sevinç ve kurtuluş günüdür. Bu nedenle neşe ve sürur içersinde pişirilen aşureler konu-komşu herkese dağıtılır. Kesilen kurbanların etleri özellikle fakir-fukaraya dağıtılarak haneler şenlendirilmeye çalışılır.

Dualar verilerek kaynatılan aşureler afiyetle yendikten sonra yine dua okunarak bitirilir. Aşure yendikten sonra şu dua okunur:

“Bismi Şah, Allah Allah. Elhamdülillah, Elhamdülillah… Nimet-i Celilullah, Bereket-i Halilullah, şefaat kıl ya Resulallah. Erenler sofrası olsun, pir lokması olsun; yiyene helal, yedirene delil olsun. Bu gitti ganisi gele, Hak, Muhammed, Ali bereketini vere. Gittiği yere gam keder getirmeye. Kazanıp getirenlerin, pişirip hizmet edenlerin elleri ayakları dert görmesin, gönülleri keder görmesin. Kerbela’da susuz şehit düşen şühedanın ruhları şâd olsun. Onların ruhlarının aziz hürmetine emeklerimiz boşa gitmesin. Pişirdiğimiz aşure çorbamızı, verdiğimiz lokmalarımızı dergâhında kabul etsin.

Ey Yüce Allah’ım, Hz. Muhammed’in soyuna ilk zulüm eden zalimden son zulüm eden zalime kadar hepsine lanet olsun. Ehl-i Beyt’e ve onun soyuna rahmet olsun. Bizleri de Hz. Muhammed’in şefaatinden mahrum etme. Ya Rabbim, lokma hakkına, sofra hürmetine, erenlerin keremine, cömertlerin demine Hû diyelim.”

İhsan Ünlü

Yorumlarınızı Facebook Eklentimizden yapabilirsiniz.

İLAHİYAT HARİTASI

Sempozyum

  • semp-hasan-basri-cantayBalıkesir Üniversitesi İlahiyat Fakültesi tarafından düzenlenen "Vefatının 50. Yılında Hasan Basri Çantay Sempozyumu" 19-21 Eylül 2014 tarihinde gerçekleştirilecek. Sempozyum bilgileri şöyle:

    Devamını oku...

  • semp-degerler-erzErzurum Valiliği, Erzurum Büyükşehir Belediyesi, Atatürk Üniversitesi ve Üsküdar Üniversitesi, "İnsani Değerlerin Yeniden İnşası" isimli uluslararası bir sempozyum düzenliyor.

    Sempozyum davet metni ve bilgileri aşağıdadır:

     

    Devamını oku...
  •  

    sebahattin zaimGeleceği şekillendiren, bilim üreten, lider insanlar yetiştirmek misyonuyla yola çıkan İstanbul Sabahattin Zaim Üniversitesi, 3. Akademik yılında “Uluslararası Konferanslar Serisi” düzenliyor.

    Devamını oku...

İLAHİYAT HABERLERİ

  • oguzhan-tanAnkara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Oğuzhan Tan, televizyonda yayınlanan Ramazan programlarının giderek aynılaştığını söyledi.Devamını oku...

  • maneviyatTürkiye'de bir ilk gerçekleşti. İlk kez Balıkesir Üniversitesi’nde yönetimi ve danışman kadrosu İlahiyat Fakültesi öğretim üyelerinden oluşan bir heyet öğrencilere, “manevi-psikolojik danışmanlık” hizmeti verecek bir merkez kuruldu. Aynı merkezde sivillere de hizmet verilebilecek.Devamını oku...

  • yokFakülteleri bünyesinde faaliyet gösterirken birkaç yıl önce YÖK tarafından alına bir kararla İlahiyat Fakültelerine bağlanmıştı.

    Devamını oku...