• Anadolu İlahiyat Akademisi yeni döneme başladı

    Anadolu İlahiyat Akademisi yeni döneme başladı

  • İsam Ladep 9. dönem programı başvuruları başladı

    İsam Ladep 9. dönem programı başvuruları başladı

  • Zaman grubu Mehmet Görmez'i hedefe koydu

    Zaman grubu Mehmet Görmez'i hedefe koydu

  • İsmaililik ve Batıni Zihniyet Çalıştayı

    İsmaililik ve Batıni Zihniyet Çalıştayı

  • Euro İslam'ın fundamentali nedir?

    Euro İslam'ın fundamentali nedir?

  • 2014 AYP müracaatları başladı

    2014 AYP müracaatları başladı

  • Yakın Doğu İlahiyat'ta yaz programı gerçekleştirildi

    Yakın Doğu İlahiyat'ta yaz programı gerçekleştirildi

  • TEOG'da esas İHL sorunu hangisi?

    TEOG'da esas İHL sorunu hangisi?

Anadolu İlahiyat Akademisi yeni döneme başladı

Anadolu İlahiyat Akademisi yeni döneme başladı Ankara Hacı Bayram’da 30 Ekim 2013’te eğitim dünyasına adım atan Anadolu İlahiyat Akademisi 15 Eylül’de ikinci yıla merhaba dedi. DEVAMINI OKU..

İsam Ladep 9. dönem programı başvuruları başladı

İsam Ladep 9. dönem programı başvuruları başladı İstanbul’daki İslâmî ilimler ve ilâhiyat fakültelerinin lisans müfredatını desteklemek amacıyla geliştirilen Lisans Akademik Destek Programı (LADEP) 9. dönem (2014-2015) müracaatları başlıyor. DEVAMINI OKU..

Zaman grubu Mehmet Görmez'i hedefe koydu

Zaman grubu Mehmet Görmez'i hedefe koydu Zaman grubu, Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Mehmet Görmez'i hedef almaya devam ediyor. DEVAMINI OKU..

İsmaililik ve Batıni Zihniyet Çalıştayı

İsmaililik ve Batıni Zihniyet Çalıştayı Cumhuriyet Üniversitesi İlahiyat Fakültesi İslam Mezhepleri Tarihi Ana Bilim Dalı 5’inci Koordinasyon Toplantısı ‘İsmaililik ve Batıni Zihniyet’ Çalıştayı başladı. Saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başlayan programın açılış konuşmasını yapang Prof. Dr. Metin Bozkuş, böyle önemli bir toplantıda farklı üniversiteden konusunda hakim misafirleri ağırlamaktan duyduğu memnuniyeti dile getirdi. DEVAMINI OKU..

Euro İslam'ın fundamentali nedir?

Euro İslam'ın fundamentali nedir? Almanya'ya yarım yüzyıldır işçi olarak giden Anadolu çocukları bir gün dönecekleri umuduyla orayı vatan bellemediler. DEVAMINI OKU..

2014 AYP müracaatları başladı

2014 AYP müracaatları başladı Türkiye Diyanet Vakfı İslam Araştırmaları Merkezi, Araştırmacı Yetiştirme Projesi kapsamında araştırmacı adaylarını kabul ediyor. DEVAMINI OKU..

Yakın Doğu İlahiyat'ta yaz programı gerçekleştirildi

Yakın Doğu İlahiyat'ta yaz programı gerçekleştirildi Yakın Doğu Üniversitesi İlahiyat Fakültesi yaz tatilinde öğrencileri için mesleki tatbikat ve takviye programı gerçekleştirdi. DEVAMINI OKU..

TEOG'da esas İHL sorunu hangisi?

TEOG'da esas İHL sorunu hangisi? İHL’ler yani İmam Hatip Liseleri; İHL’yi bilmeyen yoktur ama yine de başlıkta kısaltarak vermek zorunda olduğum için açılımını yapıyorum.  DEVAMINI OKU..
Previous
Next
anadolu-ilahiyat-r1

Sözlükte “haram kılınan, yasaklanan, kutsal olan, saygı duyulan” anlamlarındaki “Muharrem”, savaşmanın haram kabul edildiği dört aydan birinin adıdır. Kur’an-ı Kerim’de “Muharrem” kelimesi ay ismi olarak geçmemekle beraber saldırıya uğrama durumu hariç savaşın haram olduğu aylardan söz edilerek bu aylara saygı gösterilmesi emredilmiştir. Resul-i Ekrem(a.s) haram ayları “Zilka‘de, Zilhicce, Muharrem ve Receb” olarak açıklamıştır.

Muharrem ayının ve özellikle 10. günü olan âşûrâ gününün diğer semavi dinlerde de önemli bir yere sahip olduğu bilinen bir gerçektir. Bu dinlere mensup kişiler, bu aya denk düşen önemli hadiseleri vesile kılarak bu ayı çeşitli etkinliklerle kutlayagelmişlerdir. Hz. Peygamber Efendimiz, Medine’ye hicret ettikten sonra burada yaşayan Yahudilerin Hz. Musa’ya izafeten âşurâ günü oruç tuttuklarını görmüş ve ‘biz Musa’ya sizden daha layığız’ diyerek oruç tutmuşladır. Ancak onlarla benzeşmemek adına bir gün öncesi ve sonrasıyla tutulmasını tavsiye etmişlerdir.

Hz. Hüseyin ile aile mensuplarının 10 Muharrem 61’de Kerbela’da şehit edilmesi üzerine Muharrem ayı başka bir anlam kazanmıştır. Bu ayda Peygamber torunlarına acımasızca katliam yapılması ümmet-i Muhammed nezdinde onulmaz yaralar açmış; o tarihten itibaren bu ay, matem ayı olarak anılagelmiştir. Özellikle İran’da 10 Muharrem’de “taziye” adı verilen törenlerin düzenlenmesi, yas merasimlerinde ağıtların söylenmesi ve “Maktel-i Hüseyin” türü eserlerin okunması geleneksel hale getirilmiştir. Şiîlerin bu günlerde toplu olarak ağlayıp yas tutma, zincirlerle kendilerini dövme şeklindeki matem törenleri günümüze kadar devam etmiştir.

Ehl-i Beyt muhabbetini esas alan ve İslam’ın berrak güzelliğini bizzat Evlad-ı Resul’den alan Müslüman Türkler de bu aya ayrı bir duaadeğer vermişlerdir. Bu ayda oruçlar tutulmuş, dualar edilmiş, her halükarda Ehl-i Beyt mensupları zikredilmiş, ruhları ithâf edilmiştir. Kerbela mezaliminin yüreklerindeki acısıyla kavrulan Alevi-Sünni şairler, ozanlar, edipler en içli ve duygulu eserlerini bu meyanda vermişlerdir. Kerbela olaylarının anlatıldığı mersiyeler ve muharremiyeler, bu gecelerde coşkuyla okunup aziz şehitlerin ruhları şâd edilirken çektikleri acılara bir nebze de olsa iştirak edebilme yoluna gidilmiştir. Bunlardan birinde Âşık Yunus şöyle dile getirir sevgisini ve tasasını: “Şehitlerin ser-çeşmesi, Enbiyanın bağrı başı, Evliyanın gözü yaşı, Hasan ile Hüseyin’dir./ Hazreti Ali babaları, Muhammed’dir dedeleri, Arşın iki küpeleri, Hasan ile Hüseyin’dir./ Kerbela’dır yazıları, Şehid olmuş gazileri, Fatma Ana kuzuları, Hasan ile Hüseyin’dir…”

Anadolu’daki Alevi-Bektaşi geleneğinde de Muharrem ayının özel bir yeri vardır. Osmanlı Devleti zamanında Alevi-Bektaşi ocaklarında ve silsilesi on iki İmamlar yoluyla Hz. Ali’ye ulaşan Sünni tarikatların dergâhlarındaki faaliyetler bir erkânla düzenlenmiştir. Bu ayın özellikle ilk on gününde Kerbela mersiyeleri, Fuzuli’nin ‘Hadikatü’s-Süeda’sı ve benzer eserler okunmuştur. Yine tarihi kayıtlara göre; onundan otuzuna kadar süre içinde tekkelerin âyin gün ve gecelerinde sofralar kurulup aşure dağıtılır, yapılan ayinler sırasında mersiyehanlar ve zakirbaşılar Kerbela mersiyeleri, Ehl-i Beyt ve on iki imam sevgisini terennüm eden manzume ve kasideler okurlardı.

Günümüzde Kerbela Şehitlerinin çektikleri acı ve kederi daha yakından hissetmeye çalışan Alevi-Bektaşi muhitlerde bir takım yaptırımlar söz konusudur. Gücü yetenler bu ayın ilk on veya on iki gününde oruç tutmaya çalışırlar. Bu günlerde zorunlu olmadıkça tıraş olunmaz, eğlence ve keyfi işlere girilmez, lükse kaçan hayvani gıdalardan uzak durulur, su yerine sulu gıdalar tercih edilir, çatal-bıçağın görülmediği mütevazı sofralar kurulur. Yine bu gecelerde ağıtlar, mersiyeler ve nefesler okunur. Yani kısaca, Hz. Peygamberin öpüp kokladığı başa ve taraftarlarına yapılan eziyetler bir anlamda onlarla özdeşleşerek daha bir derinden hissedilmeye çalışılır.

Ehl-i Beyt’e reva görülen bu hain katliam unutulmamaya ve unutturulmamaya çalışılır. Bu münasebetle Hz. Hüseyin’in haksızlık ve insafsızlık karşısındaki dik duruşu nesillere hatırlatılır. Şehitler serdarı İmam Hüseyin’e ve ashabına akıtılan gözyaşının boşa gitmeyeceğine ve ahirette şefaat olunmaya vesile kılınacağına inanılır. Yoğun bir hissiyatla empati yapılarak onlara yapılan eza ve cefa daha yakından gözlemlenir. Bu duygu ve ritüellerle bir daha Kerbela’lar yaşanmaması için gözyaşları içersinde Hak Teâlâ’ya dua ve niyazlarda bulunulur. Oruçların bitiminde aşureler kaynatılır, kurbanlar kesilir. Âşûrâ günü, aynı zamanda Ehl-i Beyt’ten tek kurtulan İmam Zeynelabidin’den dolayı sevinç ve kurtuluş günüdür. Bu nedenle neşe ve sürur içersinde pişirilen aşureler konu-komşu herkese dağıtılır. Kesilen kurbanların etleri özellikle fakir-fukaraya dağıtılarak haneler şenlendirilmeye çalışılır.

Dualar verilerek kaynatılan aşureler afiyetle yendikten sonra yine dua okunarak bitirilir. Aşure yendikten sonra şu dua okunur:

“Bismi Şah, Allah Allah. Elhamdülillah, Elhamdülillah… Nimet-i Celilullah, Bereket-i Halilullah, şefaat kıl ya Resulallah. Erenler sofrası olsun, pir lokması olsun; yiyene helal, yedirene delil olsun. Bu gitti ganisi gele, Hak, Muhammed, Ali bereketini vere. Gittiği yere gam keder getirmeye. Kazanıp getirenlerin, pişirip hizmet edenlerin elleri ayakları dert görmesin, gönülleri keder görmesin. Kerbela’da susuz şehit düşen şühedanın ruhları şâd olsun. Onların ruhlarının aziz hürmetine emeklerimiz boşa gitmesin. Pişirdiğimiz aşure çorbamızı, verdiğimiz lokmalarımızı dergâhında kabul etsin.

Ey Yüce Allah’ım, Hz. Muhammed’in soyuna ilk zulüm eden zalimden son zulüm eden zalime kadar hepsine lanet olsun. Ehl-i Beyt’e ve onun soyuna rahmet olsun. Bizleri de Hz. Muhammed’in şefaatinden mahrum etme. Ya Rabbim, lokma hakkına, sofra hürmetine, erenlerin keremine, cömertlerin demine Hû diyelim.”

İhsan Ünlü

Yorumlarınızı Facebook Eklentimizden yapabilirsiniz.

Türkiye İlahiyat Haritası

Sempozyum

  • cumhuriyetCumhuriyet Üniversitesi İlahiyat Fakültesi İslam Mezhepleri Tarihi Ana Bilim Dalı 5’inci Koordinasyon Toplantısı ‘İsmaililik ve Batıni Zihniyet’ Çalıştayı başladı. Saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başlayan programın açılış konuşmasını yapang Prof. Dr. Metin Bozkuş, böyle önemli bir toplantıda farklı üniversiteden konusunda hakim misafirleri ağırlamaktan duyduğu memnuniyeti dile getirdi.

    Devamını oku...
  • ondokuzmayisTürkiye’nin kıyı bölgelerindeki dindarlık anlayışıyla, ülkenin orta bölgelerindeki dindarlık anlayışının farklılık gösterdiği, Türkiye’de yaşayan insanların yüzde 99.2’sinin ise kendini ‘Müslüman’ olarak tanımladığı kaydedildi.Devamını oku...

  • semp-aile -kİnsanlık tarihi kadar köklü bir geçmişe sahip olan aile kurumu, tüm dünyada birtakım kırılmalar yaşamaktadır.

    Devamını oku...

İLAHİYAT HABERLERİ

  • aia binaAnkara Hacı Bayram’da 30 Ekim 2013’te eğitim dünyasına adım atan Anadolu İlahiyat Akademisi 15 Eylül’de ikinci yıla merhaba dedi.

    Devamını oku...
  • yakindoguYakın Doğu Üniversitesi İlahiyat Fakültesi yaz tatilinde öğrencileri için mesleki tatbikat ve takviye programı gerçekleştirdi.

    Devamını oku...
  • eser-karakasİHL’ler yani İmam Hatip Liseleri; İHL’yi bilmeyen yoktur ama yine de başlıkta kısaltarak vermek zorunda olduğum için açılımını yapıyorum. 

    Devamını oku...