• İlk tercihe notebook hediye eden İlahiyat Fakültesi

    İlk tercihe notebook hediye eden İlahiyat Fakültesi

  • Cami ve Cemaatin İnşa ve İhyası Sempozyumu

    Cami ve Cemaatin İnşa ve İhyası Sempozyumu

  • İlahiyat fakültelerine faizsiz finans dersi

    İlahiyat fakültelerine faizsiz finans dersi

  • Çok ilahiyat açılması kaliteyi düşürdü

    Çok ilahiyat açılması kaliteyi düşürdü

  • Çin malı gibi ilahiyatçı olmaz

    Çin malı gibi ilahiyatçı olmaz

  • İntihal iddiasıyla 5 yıl hapis talebi

    İntihal iddiasıyla 5 yıl hapis talebi

  • İslam Ansiklopedisine Cumhurbaşkanlığı Büyük Ödülü

    İslam Ansiklopedisine Cumhurbaşkanlığı Büyük Ödülü

İlk tercihe notebook hediye eden İlahiyat Fakültesi

İlk tercihe notebook hediye eden İlahiyat Fakültesi Pamukkale Üniversitesi İlahiyat Fakültesi’ni bu yıl 1. Sırada tercih eden 75 öğrenciye, Denizli İlahiyat Fakültesi Yaptırma ve Yaşatma Derneği tarafından notebook hediye edildi. DEVAMINI OKU..

Cami ve Cemaatin İnşa ve İhyası Sempozyumu

Cami ve Cemaatin İnşa ve İhyası Sempozyumu YECDER olarak her yıl organize edilen “Ulusal Din Görevlileri Sempozyumu”nun altıncısı bu yıl, Konya İl Müftülüğü, NEÜ İlahiyat Fakültesi ve Konya Büyükşehir Belediyesi işbirliği ile 25-26 Nisan 2015 tarihlerinde Konya’da düzenlenecektir. DEVAMINI OKU..

İlahiyat fakültelerine faizsiz finans dersi

İlahiyat fakültelerine faizsiz finans dersi Üniversitelerin işletme ve iktisat fakültelerinde İslam ekonomisi ve faizsiz finans, ilahiyat fakültelerinde ise ekonomi ve finans alanlarında seçmeli veya zorunlu dersler programlara konulacak. DEVAMINI OKU..

Çok ilahiyat açılması kaliteyi düşürdü

Çok ilahiyat açılması kaliteyi düşürdü Diyanet İşleri Başkanlığı’nca organize edilen ve 3 gün süren 5. Din Şurası kararları açıklandı. DEVAMINI OKU..

Çin malı gibi ilahiyatçı olmaz

Çin malı gibi ilahiyatçı olmaz TBMM Başkanı Cemil Çiçek, çok sayıda imam hatip okulları ve ilahiyat fakülteleri bulunduğuna dikkati çekerek, "Geçmiş dönemle mukayese ettiğimizde bunlar çok önemli imkanlar. DEVAMINI OKU..

İntihal iddiasıyla 5 yıl hapis talebi

İntihal iddiasıyla 5 yıl hapis talebi Üniversitelerarası Kurul tarafından, intihal yaptığı belirlenen Prof. Dr. Mazlum Uyar hakkında hapis istemiyle dava açıldı. DEVAMINI OKU..

İslam Ansiklopedisine Cumhurbaşkanlığı Büyük Ödülü

İslam Ansiklopedisine Cumhurbaşkanlığı Büyük Ödülü Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı Kültür ve Sanat Büyük Ödülleri'ni, Cumhurbaşkanlığı Sarayı'nda düzenlenen törenle verdi. DEVAMINI OKU..
Previous
Next

Vize Soruları Arşivi

sinav-sorular

Sözlükte “haram kılınan, yasaklanan, kutsal olan, saygı duyulan” anlamlarındaki “Muharrem”, savaşmanın haram kabul edildiği dört aydan birinin adıdır. Kur’an-ı Kerim’de “Muharrem” kelimesi ay ismi olarak geçmemekle beraber saldırıya uğrama durumu hariç savaşın haram olduğu aylardan söz edilerek bu aylara saygı gösterilmesi emredilmiştir. Resul-i Ekrem(a.s) haram ayları “Zilka‘de, Zilhicce, Muharrem ve Receb” olarak açıklamıştır.

Muharrem ayının ve özellikle 10. günü olan âşûrâ gününün diğer semavi dinlerde de önemli bir yere sahip olduğu bilinen bir gerçektir. Bu dinlere mensup kişiler, bu aya denk düşen önemli hadiseleri vesile kılarak bu ayı çeşitli etkinliklerle kutlayagelmişlerdir. Hz. Peygamber Efendimiz, Medine’ye hicret ettikten sonra burada yaşayan Yahudilerin Hz. Musa’ya izafeten âşurâ günü oruç tuttuklarını görmüş ve ‘biz Musa’ya sizden daha layığız’ diyerek oruç tutmuşladır. Ancak onlarla benzeşmemek adına bir gün öncesi ve sonrasıyla tutulmasını tavsiye etmişlerdir.

Hz. Hüseyin ile aile mensuplarının 10 Muharrem 61’de Kerbela’da şehit edilmesi üzerine Muharrem ayı başka bir anlam kazanmıştır. Bu ayda Peygamber torunlarına acımasızca katliam yapılması ümmet-i Muhammed nezdinde onulmaz yaralar açmış; o tarihten itibaren bu ay, matem ayı olarak anılagelmiştir. Özellikle İran’da 10 Muharrem’de “taziye” adı verilen törenlerin düzenlenmesi, yas merasimlerinde ağıtların söylenmesi ve “Maktel-i Hüseyin” türü eserlerin okunması geleneksel hale getirilmiştir. Şiîlerin bu günlerde toplu olarak ağlayıp yas tutma, zincirlerle kendilerini dövme şeklindeki matem törenleri günümüze kadar devam etmiştir.

Ehl-i Beyt muhabbetini esas alan ve İslam’ın berrak güzelliğini bizzat Evlad-ı Resul’den alan Müslüman Türkler de bu aya ayrı bir duaadeğer vermişlerdir. Bu ayda oruçlar tutulmuş, dualar edilmiş, her halükarda Ehl-i Beyt mensupları zikredilmiş, ruhları ithâf edilmiştir. Kerbela mezaliminin yüreklerindeki acısıyla kavrulan Alevi-Sünni şairler, ozanlar, edipler en içli ve duygulu eserlerini bu meyanda vermişlerdir. Kerbela olaylarının anlatıldığı mersiyeler ve muharremiyeler, bu gecelerde coşkuyla okunup aziz şehitlerin ruhları şâd edilirken çektikleri acılara bir nebze de olsa iştirak edebilme yoluna gidilmiştir. Bunlardan birinde Âşık Yunus şöyle dile getirir sevgisini ve tasasını: “Şehitlerin ser-çeşmesi, Enbiyanın bağrı başı, Evliyanın gözü yaşı, Hasan ile Hüseyin’dir./ Hazreti Ali babaları, Muhammed’dir dedeleri, Arşın iki küpeleri, Hasan ile Hüseyin’dir./ Kerbela’dır yazıları, Şehid olmuş gazileri, Fatma Ana kuzuları, Hasan ile Hüseyin’dir…”

Anadolu’daki Alevi-Bektaşi geleneğinde de Muharrem ayının özel bir yeri vardır. Osmanlı Devleti zamanında Alevi-Bektaşi ocaklarında ve silsilesi on iki İmamlar yoluyla Hz. Ali’ye ulaşan Sünni tarikatların dergâhlarındaki faaliyetler bir erkânla düzenlenmiştir. Bu ayın özellikle ilk on gününde Kerbela mersiyeleri, Fuzuli’nin ‘Hadikatü’s-Süeda’sı ve benzer eserler okunmuştur. Yine tarihi kayıtlara göre; onundan otuzuna kadar süre içinde tekkelerin âyin gün ve gecelerinde sofralar kurulup aşure dağıtılır, yapılan ayinler sırasında mersiyehanlar ve zakirbaşılar Kerbela mersiyeleri, Ehl-i Beyt ve on iki imam sevgisini terennüm eden manzume ve kasideler okurlardı.

Günümüzde Kerbela Şehitlerinin çektikleri acı ve kederi daha yakından hissetmeye çalışan Alevi-Bektaşi muhitlerde bir takım yaptırımlar söz konusudur. Gücü yetenler bu ayın ilk on veya on iki gününde oruç tutmaya çalışırlar. Bu günlerde zorunlu olmadıkça tıraş olunmaz, eğlence ve keyfi işlere girilmez, lükse kaçan hayvani gıdalardan uzak durulur, su yerine sulu gıdalar tercih edilir, çatal-bıçağın görülmediği mütevazı sofralar kurulur. Yine bu gecelerde ağıtlar, mersiyeler ve nefesler okunur. Yani kısaca, Hz. Peygamberin öpüp kokladığı başa ve taraftarlarına yapılan eziyetler bir anlamda onlarla özdeşleşerek daha bir derinden hissedilmeye çalışılır.

Ehl-i Beyt’e reva görülen bu hain katliam unutulmamaya ve unutturulmamaya çalışılır. Bu münasebetle Hz. Hüseyin’in haksızlık ve insafsızlık karşısındaki dik duruşu nesillere hatırlatılır. Şehitler serdarı İmam Hüseyin’e ve ashabına akıtılan gözyaşının boşa gitmeyeceğine ve ahirette şefaat olunmaya vesile kılınacağına inanılır. Yoğun bir hissiyatla empati yapılarak onlara yapılan eza ve cefa daha yakından gözlemlenir. Bu duygu ve ritüellerle bir daha Kerbela’lar yaşanmaması için gözyaşları içersinde Hak Teâlâ’ya dua ve niyazlarda bulunulur. Oruçların bitiminde aşureler kaynatılır, kurbanlar kesilir. Âşûrâ günü, aynı zamanda Ehl-i Beyt’ten tek kurtulan İmam Zeynelabidin’den dolayı sevinç ve kurtuluş günüdür. Bu nedenle neşe ve sürur içersinde pişirilen aşureler konu-komşu herkese dağıtılır. Kesilen kurbanların etleri özellikle fakir-fukaraya dağıtılarak haneler şenlendirilmeye çalışılır.

Dualar verilerek kaynatılan aşureler afiyetle yendikten sonra yine dua okunarak bitirilir. Aşure yendikten sonra şu dua okunur:

“Bismi Şah, Allah Allah. Elhamdülillah, Elhamdülillah… Nimet-i Celilullah, Bereket-i Halilullah, şefaat kıl ya Resulallah. Erenler sofrası olsun, pir lokması olsun; yiyene helal, yedirene delil olsun. Bu gitti ganisi gele, Hak, Muhammed, Ali bereketini vere. Gittiği yere gam keder getirmeye. Kazanıp getirenlerin, pişirip hizmet edenlerin elleri ayakları dert görmesin, gönülleri keder görmesin. Kerbela’da susuz şehit düşen şühedanın ruhları şâd olsun. Onların ruhlarının aziz hürmetine emeklerimiz boşa gitmesin. Pişirdiğimiz aşure çorbamızı, verdiğimiz lokmalarımızı dergâhında kabul etsin.

Ey Yüce Allah’ım, Hz. Muhammed’in soyuna ilk zulüm eden zalimden son zulüm eden zalime kadar hepsine lanet olsun. Ehl-i Beyt’e ve onun soyuna rahmet olsun. Bizleri de Hz. Muhammed’in şefaatinden mahrum etme. Ya Rabbim, lokma hakkına, sofra hürmetine, erenlerin keremine, cömertlerin demine Hû diyelim.”

İhsan Ünlü

Yorumlarınızı Facebook Eklentimizden yapabilirsiniz.

Türkiye İlahiyat Haritası

Sempozyum

  • semp camii ve cemaatYECDER olarak her yıl organize edilen “Ulusal Din Görevlileri Sempozyumu”nun altıncısı bu yıl, Konya İl Müftülüğü, NEÜ İlahiyat Fakültesi ve Konya Büyükşehir Belediyesi işbirliği ile 25-26 Nisan 2015 tarihlerinde Konya’da düzenlenecektir.

    Devamını oku...
  • semp-sinema-ve-dinMarmara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Uluslararası Sinema ve Din Sempozyumu düzenliyor.

    Devamını oku...
  • sahn-isemanİstanbul Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Sahn-ı Semân’dan Dârülfünûn’a Osmanlı’da İlim ve Fikir Dünyası, Âlimler, Müesseseler ve Fikrî Eserler-l İstanbul’un Fethinden Süleymaniye Medreselerinin Kuruluşuna Kadar isimli bir sempozyum düzenliyor.

    Devamını oku...

İLAHİYAT HABERLERİ

  • pamukkalePamukkale Üniversitesi İlahiyat Fakültesi’ni bu yıl 1. Sırada tercih eden 75 öğrenciye, Denizli İlahiyat Fakültesi Yaptırma ve Yaşatma Derneği tarafından notebook hediye edildi.Devamını oku...

  • semp camii ve cemaatYECDER olarak her yıl organize edilen “Ulusal Din Görevlileri Sempozyumu”nun altıncısı bu yıl, Konya İl Müftülüğü, NEÜ İlahiyat Fakültesi ve Konya Büyükşehir Belediyesi işbirliği ile 25-26 Nisan 2015 tarihlerinde Konya’da düzenlenecektir.

    Devamını oku...
  • faizsiz finansÜniversitelerin işletme ve iktisat fakültelerinde İslam ekonomisi ve faizsiz finans, ilahiyat fakültelerinde ise ekonomi ve finans alanlarında seçmeli veya zorunlu dersler programlara konulacak.

    Devamını oku...