• İlahiyatçıların bildirisi ve ilahiyat akademyası

    İlahiyatçıların bildirisi ve ilahiyat akademyası

  • Cemaat Hata Yapmaz mı?

    Cemaat Hata Yapmaz mı?

  • Özel Haber: İşte ilahiyatçı belediye başkanları 2014

    Özel Haber: İşte ilahiyatçı belediye başkanları 2014

  • Cep telefonu ve bilgisayar kullanmayan ilahiyatçı

    Cep telefonu ve bilgisayar kullanmayan ilahiyatçı

  • O filme ilahiyatçılardan tepki

    O filme ilahiyatçılardan tepki

  • Eşine az rastlanır bir intihal vakası

    Eşine az rastlanır bir intihal vakası

  • Hasan Basri Çantay Sempozyumu

    Hasan Basri Çantay Sempozyumu

  • Yüzüncü Yıl İlahiyat'a Arapça Laboratuarı

    Yüzüncü Yıl İlahiyat'a Arapça Laboratuarı

İlahiyatçıların bildirisi ve ilahiyat akademyası

İlahiyatçıların bildirisi ve ilahiyat akademyası Bugünkü tarihten yaklaşık bir ay kadar önce 110 İlahiyatçı akademisyen, 17 Aralık’ta patlak veren ve ülke gündemini aylarca işgal eden gelişmelerle ilgili ortak bir bildiri yayınladı; DEVAMINI OKU..

Cemaat Hata Yapmaz mı?

Cemaat Hata Yapmaz mı?  Camia mı cemaat mi? Kavramlara verdiğiniz anlama göre değişir. Şimdilerdeki kullanışa bakılırsa sanki camia daha kapsamlı görülüyor, cemaat daha küçük birliktelikleri anlatıyor gibi. DEVAMINI OKU..

Özel Haber: İşte ilahiyatçı belediye başkanları 2014

Özel Haber: İşte ilahiyatçı belediye başkanları 2014 Her seçim döneminde olduğu gibi bu dönem de bazı ilahiyatçı hocalarımız, belediye başkanlığını kazandı. DEVAMINI OKU..

Cep telefonu ve bilgisayar kullanmayan ilahiyatçı

Cep telefonu ve bilgisayar kullanmayan ilahiyatçı Uludağ Üniversitesi (UÜ) İlahiyat Fakültesi Tasavvuf Tarihi Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mustafa Kara, "israf ekonomisi"ne tepki amacıyla cep telefonu, bilgisayar ve otomobil kullanmıyor. DEVAMINI OKU..

O filme ilahiyatçılardan tepki

O filme ilahiyatçılardan tepki Ülkemizde de gösterime giren "Nuh: Büyük Tufan" filminin gösterimi en son Malezya'da da yasaklandı. Türk ilahiyat uzmanları filmi eleştiriyor. DEVAMINI OKU..

Eşine az rastlanır bir intihal vakası

Eşine az rastlanır bir intihal vakası Prof. Dr. Mazlum Uyar’ın Şii Ulemanı Otoritesinin Temelleri başlıklı kitabının Ahmad Kazemi Moussavi’nin Religious Authority in Shi’ite Islam başlıklı İngilizce kitabından dipnotlarıyla birlikte yaklaşık 100 sayfa intihal ederek yazdığı, medyaya yansıyınca(1) Mazlum Uyar’ın ilgili eseriyle Ahmad Kazemi Moussavi’nin eserini yakın planda inceledik. DEVAMINI OKU..

Hasan Basri Çantay Sempozyumu

Hasan Basri Çantay Sempozyumu Balıkesir Üniversitesi İlahiyat Fakültesi tarafından düzenlenen "Vefatının 50. Yılında Hasan Basri Çantay Sempozyumu" 19-21 Eylül 2014 tarihinde gerçekleştirilecek. Sempozyum bilgileri şöyle: DEVAMINI OKU..

Yüzüncü Yıl İlahiyat'a Arapça Laboratuarı

Yüzüncü Yıl İlahiyat'a Arapça Laboratuarı   Yüzüncü Yıl Üniversitesi İlahiyat Fakültesi bünyesinde kurulan Arapça Dil Laboratuvarı, öğrencilerin Arapça öğrenmesini ve daha kaliteli eğitim almasını sağlayacak.   DEVAMINI OKU..
Previous
Next
Bu sorular önemlidir. Konuyu geniş kapsamlı ve arka planını görmeye çalışarak ortaya koymak gerekir. Birincisi; merkezi ezan sistemi 28 Şubat'ın ürünlerinden birisidir. Daha önceleri bir yerlerde gündeme gelmişse de yoğun olarak bu dönemde fiiliyata geçmiştir. İkincisi; ezandan bazı nezaket-terbiye yoksunu kimselerin rahatsızlığı evvelden beri bilinmektedir. Üçüncüsü; merkezi vaaz da bu dönemde uygulamaya başlamıştır.

Merkezi ezanı uygulamak isteyenler şunu ileri sürmekteydiler: "bazı müezzinler çirkin seslere sahiptir. Ezanı çok kötü bir sesle okumaktadırlar vs. bunun önüne geçilmesi gerekir. Sabahları çok uzun süre ezan okunmaktadır gibi…"

Bazı müezzin-imamların güzel ezan okuyamadıkları doğrudur. Bunlar bir şehirdeki görevlilerin ortalama % 20-30’u kadardır. Diğerleri ezanı gereğince okuyabilirler. Bu % 30’luk görevli oranının üç-beş ay eğitim verilip yetiştirilmesi niçin hiç düşünülmemiş de çok büyük masraflar yapılarak merkezi sisteme geçilmiştir. Velev ki eğitim alıp sesi hiç müsait olmayan üç-beş kişiye de şehirlerde ezan okutulmasın. Sıkıntı çözülmüş olur üzüm yemek isterseniz. Ayrıca sabah ezanları belli bir sınırlamaya tabi tutulur. Şöyle ki, “ezan güneşe 60 ile 45 dakika kala arası okunacaktır, geç kalanlar okumasınlar” mealinde bir yönetmelik bunu çözecektir. Denetim de yapılırsa sorun kalmayacaktır.

Zararlarına gelince: Birincisi bu olayın şehirler ve kırsal kesimlerde ortaya çıkardığı problemler farklıdır. Şehirler maddi dünyanın-dünyevileşmenin olabildiğince insanları-kalpleri-zihinleri kuşattığı mekânlar olmuşlardır. Bu kuşatmayı bir nebze olsun aralayacak kapılardan birisi 10-15 dakika süren güzel ezanlar olabilecek ve bu da şehre manevi bir huzur verecektir. Dinin toplumsal varlığı-görünürlüğü devam edegelecektir. Merkezi ezan uygulamasıyla ezan zar-zor duyulacak ve ses kalitesizliği-cızırtısı mekanik bir hayatın içinde kaybolan insanları daha da rahatsız edeceği gibi işin feyzi de kalmayacaktır. Bunların farkını anlamak için iki farklı uygulamanın olduğu şehirlerde bulunulmasını hararetle tavsiye ederim. Zira gök ile yer arasındaki farkı anlayacak ve daha doğrusu hissedeceksiniz.

Kırsal kesime gelince:

A-Olayın cızırtı veya müzik yayını burada da vardır. Hem de daha fazla olarak...

B-Merkezden ezan okunduğunda imamın camide olup olmadığını bilinmemektedir. İmam camide yoksa -İnsanlık hali işi olabilir veya ihmalkârlık yapmıştır- camiye gidip namaz kılmadan geri dönüyorsunuz. Hemen cami-imam ile cemaat arasına soğukluk giriyor. Böylece imama saygı da azalmakta camiye-cemaate olan muhabbet de yok olmaktadır. Bu çok büyük bir kırılmadır. Bundan dolayı cemaat camiden uzak durmakta, imam da cemaat azalınca veya olmayınca şevki kırılmaktadır. Cemaat imam olmadığı için, imam cemaat olmadığı için cemaat olma şuuru zayıflamaktadır. Böylece ortaya bir kısır döngü çıkmaktadır.

C- bu sistem imamları tembelliğe sevk etmektedir. Zaten din görevliliği tembelliğe meyyal olanları hukuken zorlamamaktadır. Yani aktif bir cemaatiniz yoksa başka bir dert-davanız da bulunmuyorsa tembelleşmeniz işten bile değildir.

D- Bayramlarda imam olmayınca merkezden ezan olması mantıklı bulunabilir. Peki, namazları kim kıldıracak? İnsanlar nasıl bir araya gelecekler? Cami resmi bir daire değil ki bugün kapalı olursa yarın halledilsin. İşin doğrusu imam camide bulunmuyorsa cemaat camiye sahip çıkacak ve imamı aratmayacak bir ortamı oluşturacaktır. Yani cami-cemaat ilişkisi ile ortMezzinaya çıkan toplumsal yapı devamlılığı gerektirir. Böylece her cemaat içerisinde imam olmayınca bunu yerine getirecek kişilerin yetiştirilmesi, dolayısıyla dini öğretimin toplumun çoğuna yayılması mümkün hatta gerekli hale gelecektir.

Merkezi vaaz da, "vaaz yapılmayan camiler var bunlara ulaşılması lazım” ve "maksadı aşan "imamlar var bunun önüne geçilmesi lazım vs." söylemiyle uygulamaya konulmuştu.

A-Merkezi vaaz pedagoji açısından, cemaat psikolojisi açısından hiç verimli değildir. Aksine olumsuz etkisi çoktur. Düşünün ki duvar size konuşuyor, hoparlörün bundan ne farkı var. Zira siz bilimsel bir konferans veya basın açıklaması dinlemiyorsunuz. Gözünüz, kalbiniz ve kulağınızla manevi bir atmosfer içinde gönül pasını almak için bulunmaktasınız. Yapılan nasihat aklınızdan önce kalbinizi okşaması gerekir. Aynı şekilde hocanın jest-mimiklerini, tebessümünü, tevazusunu görebilmelisiniz.

B-Merkezi vaaz konu-sunum açısından da problemlidir. Hitap edeceğiniz topluluk aynı değildir. İçinde birçok farklılığı barındırmaktadır. Aynı "gündemi-önceliği" yoktur. Aynı ekonomik-sosyal-eğitim düzeyine, dini anlayışa-bilgiye sahip değildir. Mesela bütün şehirlerimizde ekonomik darboğaz içindeki varoşlarla ekonominin kalbinin attığı yerleri kıyaslayın. Üniversite camileri ile diğer okul sıkıntısı olan mahalle camileri kıyaslayın. Dini heyecanın yoğun olduğu semtlerle diğerlerini kıyaslayın. Dolayısıyla vereceğiniz vaaz içerik-üslubu bir olmayacaktır, olmamalıdır. İstanbul’un şu ilçeleri üzerinden bir düşünelim.  Fatih’te, Kadıköy’de Arnavutköy'de, Bebek’te, Sultanbeylî'de vereceğiniz vaaz arasında farklar olmalıdır. Cemaatin nabzını dikkate almayan bir cami hizmeti verimden uzaktır. Bunların gözden uzak tutulması yaygın din eğitiminin merkezi camilerdeki verimi düşürecektir. Aynı durum kırsal kesimler için de geçerlidir. Kırsal kesimlerde de bulunulan yerin meseleleri-hassasiyetleri dikkate alınmalıdır.

C-Uygulama göstermiştir ki bir zaman sonra cemaat merkezi vaazı dinlememekte hatta imamlar da buna iştirak etmekteler. Burada İmam’ın cemaat içerisindeki psikolojik olarak konumunu bir düşünelim. Sonuçta camilerin en önemli fonksiyonu olan dini bilgiden insanlar yoksun kalmaktadır.

D-Din görevlilerini cemaat nezdinde saygın yapan öncelikle davranışları ve bilgi düzeyleridir. Vaaz yaptırılmayan görevli niçin bilgisini artırma ihtiyacı hissetsin? Böylece imamlar bilgi olarak da küllenmeye başlamaktadırlar.

Sonuç olarak merkezi ezan-vaaz 28 Şubat ürünü olarak din hizmetlerine balta vurmaktadır. Özellikle kırsal kesim görevlileri ve cemaati birbirinden psikolojik olarak ayırmaya doğru yol almaktadır. Camilerde cemaat azalmakta, İmamlar da bu durumdan son derece olumsuz etkilenmektedirler. Ortaya camiye-imama ve "dine" sahip çıkmayan bir toplum profili oluşmakta ve din görevliliği halkın gözünde basitleşmektedir. Ayrıca toplumda dini eğitime olan muhabbet ve desteğin azalmasıyla uzun vadeli büyük problemlere gebe kalınacaktadır.

"Vesselamu 'ala men ittebe'al huda"

Muhammed Hanefi Suluoğlu

Yorumlarınızı Facebook Eklentimizden yapabilirsiniz.

İLAHİYAT HARİTASI

Sempozyum

  • semp-hasan-basri-cantayBalıkesir Üniversitesi İlahiyat Fakültesi tarafından düzenlenen "Vefatının 50. Yılında Hasan Basri Çantay Sempozyumu" 19-21 Eylül 2014 tarihinde gerçekleştirilecek. Sempozyum bilgileri şöyle:

    Devamını oku...

  • semp-degerler-erzErzurum Valiliği, Erzurum Büyükşehir Belediyesi, Atatürk Üniversitesi ve Üsküdar Üniversitesi, "İnsani Değerlerin Yeniden İnşası" isimli uluslararası bir sempozyum düzenliyor.

    Sempozyum davet metni ve bilgileri aşağıdadır:

     

    Devamını oku...
  •  

    sebahattin zaimGeleceği şekillendiren, bilim üreten, lider insanlar yetiştirmek misyonuyla yola çıkan İstanbul Sabahattin Zaim Üniversitesi, 3. Akademik yılında “Uluslararası Konferanslar Serisi” düzenliyor.

    Devamını oku...

İLAHİYAT HABERLERİ

  •  

    yyilYüzüncü Yıl Üniversitesi İlahiyat Fakültesi bünyesinde kurulan Arapça Dil Laboratuvarı, öğrencilerin Arapça öğrenmesini ve daha kaliteli eğitim almasını sağlayacak.

     

    Devamını oku...
  • yonetim-baskan-Her seçim döneminde olduğu gibi bu dönem de bazı ilahiyatçı hocalarımız, belediye başkanlığını kazandı.

    Devamını oku...
  • mustafa-karaUludağ Üniversitesi (UÜ) İlahiyat Fakültesi Tasavvuf Tarihi Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mustafa Kara, "israf ekonomisi"ne tepki amacıyla cep telefonu, bilgisayar ve otomobil kullanmıyor.

    Devamını oku...