Gönderen Konu: Elfâz-ı Küfür  (Okunma sayısı 603 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimdışı murat234

  • Marmara
  • *
  • İleti: 1736
  • Puan 157
  • "Neyi Arıyorsan O sun Sen..."
    • E-Posta
Elfâz-ı Küfür
« : Temmuz 31, 2008, 10:45:52 ÖS »
İslâmiyet, müntesiplerinin bütün bir hayatları boyunca ister itikadı, ister ameli bakımdan dikkat etmeleri lâzım gelen hükümleri açıklamıştır. Ve bu hükümlerin bazıları riayet edilmeleri veya edilmemeleri sebebiyle müslümanı MÜRTED; bir diğer ifadesiyle KÂFİR kılacak mahiyettedir. Onun için müslüman, hayatı devam ettiği müddetçe sözlerine ve hareketlerine mayınlı bir tarlada dolaşıyormuşçasına dikkat etmelidir. Ama bunun için de inanmış olduğu esasları en azından sathî, icmâlî olarak da olsa bilmek mecburiyetindedir. Zira İslâm Hukuku'na göre CEHALET MAZERET SAYILMAZ.

1) İMAN ESASLARI İLE ALÂKALI KÜFÜR SÖZLERİ:


a) ALLAH (cc) Hakkında:
Allah'ı büyüklüğüne ve ulûhiyetine uygun olmayan bir şekilde vasıflamak, isim veya emirlerinden biriyle alay etmek, hafife almak, Allah'ı yarattıklarına benzetmek, Allah şunu bilir de bunu bilmez, burada Allah'ın hükmü geçmez, buranın Allah'ı benim, falan Allah'ın unuttuğu insanlardandır, falan yer Allah'ın unuttuğu yerlerdendir, şu insanı Allah niye yarattı bilmem ki, Allah şuna verdiği canı alamıyor, şu işi Allah bile emretse yapmam, Allah beni niye yarattı ki, zira dünyada hiçbir şey vermedi, Allah cimridir, Allah'tan korkmuyorum, ... vb. sözleri söylemek küfürdür.

 

b) Peygamberler Hakkında
Peygamberlik müessesesini toptan inkâr etmek, peygamberlerin bazısını kabul edip, bazısını inkâr etmek, onlara ulûhiyet isnadında bulunmak, peygamberlerin yalan söyleyebileceğinin mümkün olduğuna inanmak, tevatüren menkul mucizeleri inkâr etmek, onlara sövmek, zina isnadında bulunmak, alay etmek, hafife almak, mesela-, Efendimiz (a.s.m) için hakaret kasdıyla "O bir çobandı" demek, şunu Hz. Muhammed (a.s.m) bile emretseydi yapmazdım, falan Peygamber olsaydı itaat etmezdim, ... vb. demek küfürdür.


c) Melekler Hakkında:
Meleklerin mevcudiyetine inanmamak, onlarla alay etmek, mesela; "Cebrâil, Mikail de olsa falan kişinin şahidliğini kabul etmem'' veya birisine "Seni görmek Azrail'i görmek gibi geliyor" demek, ...vb. küfürdür.


d) Kitaplar ve Kur'an-ı Kerim Hakkında:
Kur'an-ı Kerim ve Semavî kitabların Allah kelâmı olduğunu inkâr etmek, Kur'an'ın bir tek âyetini hatta lâfzını, hükmünü inkâr etmek, Kur'an'ı alay ederek okumak, ona sövmek hükümlerini hafife almak küfürdür.


Birçok ehl-i sünnet ulemâsına göre "Kur'an mahlûktur" demek küfür olmakla birlikte bunun aksini savunanlar da vardır.


e) Âhiret Hakkında:
Âhiret'i ve ona tealluk eden bütün halleri, yani kabir azabını, hasrı, neşri, hesabı, mizanı, sırat'ı, şefaat'i, cennet ve cehennemi inkâr etmek, âhirette kâfirlerin azab göreceğinden şüphe etmek küfürdür.


f) Kaza-Kader Hakkında:
Kaza ve kaderi inkâr etmek, "hayrı Allah, şerri şeytan yarattı, bazı şeyler Allah'ın takdiri ile olmaz, Allah'ın dilemediğini insanlar işleyebilir" ...vb.şeyleri söylemek küfürdür.

2) İSLÂM'IN ŞARTLARI İLE ALÂKALI KÜFÜR SÖZLERİ:


a) Namaz Hakkında:
Beş vakit namazı istihza kasdıyle terketmek, "bugüne kadar kıldım da ne kazandım, namaz kılarken geçirdiğim vakitler boşa gitmiş, namazdan bıktım usandım, namaz bana farz değil, hele bir evleneyim de veya hele bir 40 yaşıma gireyim de o zaman düşünürüz, teravih namazını Ömer icad etti" ...vb. demek, sadece Ramazan'da namaz kılan birisine "Sair zamanlarda da kıl" denildiğinde "Ramazan da bir vakte 70 kat sevab veriliyor, dolayısıyla onlar bu kılmadıklarımı da karşılar" .. demek küfürdür.


b) Oruç Hakkında:
Oruç'u inkâr ve alay etmek, "Oruç bir aydan fazla olsaydı tutmazdım, oruç farz olmasaydı daha hayırlı olurdu, işte ağır bir ay daha geldi (Ramazan'ı kasdederek)"... vb şekilde sözler söylemek küfürdür.


c) Zekât Hakkında:
Zekât'ı inkâr etmek, "bu sıkıntılı ve zahmetli zararı daha ne zamana kadar ödeyeceğiz, fakire ne diye zekât verecekmişim ki, o da kazansın, kazanırken beraber mi kazandık, o benim malıma ortak mı" ... vb. küfürdür.


d) Hac Hakkında:
Haccı inkâr etmek, "Hacca ne lüzum var, oraya gitmek Araplara para yedirmektir "...vb. şeyler söylemek küfürdür.

3) ÇEŞİTLİ KÜFÜR SÖZLERİ
"Zina ve livata helal olsaydı ben işlerdim " diye temenni etmek, hayz halindeki kadın ile cinsi münasebeti helal görmek, ilim ehliyle (hocalarla) alay etmek küfürdür. Mesela; birisi sanki hocaymış gibi yüksek bir yere cübbe ve sarık giyerek oturduktan sonra elindeki uzun sopayla önünde oturan talebeleri dövse, bu da, buna gülenler de kâfir olur.


Küfür kelimesini ister şaka, ister ciddi olarak öğrenen, öğreten, konuşan, kâfirlere benzemek kasdıyla yapılan şeylerle de kişi kâfir olur. Mesela; beline zünnar veya ip, kemer..vs. bağlayarak "bu zünnardır" dese, veya mecusilerin Nevruz, Hristiyanların Noel bayramını onlarla beraber veya onlar gibi kutlayan kâfir olur.


Harama helal, helale haram diyen, başkasının küfrüne rıza gösteren, büyük günahlarda ısrar eden de kâfir olur.

4) GÜNÜMÜZDE ÇOK KULLANILAN KÜFÜR SÖZLERİ
Bir makale çerçevesi içerisinde bu sözlerin hepsini ele almak mümkün değildir. Yalnız bir fikir vermek ve vahid-i kıyasî yapılabilmesi için bazı misalleri sıralıyoruz.


Kur'ân çöl kanunudur, onu Muhammed kafasından uydurmuştur. Kâbe Arapların olsun, falan yer bize yeter, 14 asır önceki şeylerle bugün millet idare edilmez, Müslümanlık İslâm âleminin gerilemesine neden olmuştur, onunla bugün hiçbir şey yapılamaz, o halde bize her hususta Avrupalılara ayak uydurmak düşer, Allah'a ibadetle vakit öldürmemeli, ben dünyaya yemeye, içmeye, gezmeye ve eğlenmeye geldim, ibadetle ne işim var, günümüzde faiz helaldir demek, içki, zina gibi haram olduğu kesin olan şeylere besmele çekerek başlamak, bu devirde maşallahla, inşaallahla iş olmaz, asır teknoloji asrı, helalmiş, harammış ben tanımam, haram mal bana daha sevimlidir, onun kafası şeriatla örümceklenmiş, ben Allah'ın unuttuğu kimselerdenim, Allah bana bu kadar dert, ızdırap verdi bir de namaz mı kılacakmışım, çok namaz kıldım, Kur'ân okudum ama hala fakirim, Allah İblise lânet etmiştir fakat ben etmiyorum, ister Yahudi, ister Müslüman olun, benim yanımda eşitsiniz (1), kara kaplı kitaba bir bakayım, bütün senadid (büyükler) cehennemde, fakir fukara cennette benim ne işim var cennette, Allah şu şu şu isteklerimi versin de sonra alsın namazını orucunu demek küfürdür.


Cima lafzıyla dine sövmek, haramı rızk kabul edip sonunda (elhamdülillah) demek, imanî meseleler için "beş para etmez" demek, müslümanlara içki satmayı helâl görmek, haram malı fakirlere sevap umarak tasadduk etmek, fakirin de haram olduğunu bildiği malın kendisine verilmesini müteakip hayırla duâ etmesi, Allah'tan başkasına ta'zim kasdıyla yemin etmek, secde etmek küfürdür.


Büyük bir kişinin bir beldeye veya müesseseye gelişi münasebetiyle onun adına kurban kesmek küfürdür (2).


Gaybı bildiğini iddia ederek "ben yitik ve çalınmış şeyleri bulurum" demek. Hatta buna inanmak da küfürdür. Zira gaybı Allah'tan başka kimse bilmez. Çeşitli belâ ve musibetlere maruz kaldıktan sonra "Allah'ım şunu şunu şunu verdin, yapmadığın ne kaldı ki?" demek, fasık, sarhoş birisinin üzerine para saçmak küfürdür. Zira para saçanlar onun haline rıza gösteriyorlar demektir. Halbuki KÜFRE RIZA KÜFÜRDÜR.


Karının kocasına veya kocanın karısına "seninle bulunmaktansa kâfir olsaydım daha iyiydi" demekle -bunu söyleyen- kâfir olur.


B) EF'ÂL-İ KÜFÜR: (KÜFRÜ GEREKTİREN HAREKETLER)


1) Puta Tapmak: Puta, güneşe, aya, yıldızlara, ateşe secde etmek ve tapmak küfürdür.


2) Peygamber öldürmek küfürdür.


3) Mushafı pisliğe atmak küfürdür. Hatta buradan hareketle üzerinde Kur'an'dan bir âyet yazılı kâğıdı da kasten ve bilerek pisliğe atmak küfür sayılmıştır.


4) Kur'an-ı Kerim 'i def ve ney gibi müzik âletleri ile çalarak okumak küfürdür. Zira burada Kur'an'ı hafife almak vardır.


5) Gayri müslimlerin kilise-havra-katedral gibi ibadet yerlerine ibadet niyetiyle gitmek ve buralardaki ibadetin başka yerlerde yapılacak ibadetlerden daha faziletli olduğuna inanmak küfürdür.


6) İbadet kasdıyla herhangi bir şahsa secde etmek de küfürdür.


7) Salib veya hac denilen Hrıstiyanların madalyonunu takınmak küfürdür.


8) Hrıstiyan ve Mecusilerin küfür alâmeti olarak kullandıkları kuşağı, yine zimmilerin aynı gaye ile omuzlarına attıkları kumaş (giyar) kullanmak küfürdür.


9) Mecusilerin giymiş oldukları şapkayı (kalensuve) onlara benzemek kasdıyla giymek küfürdür.


10) Sihir yapmak küfrü netice veren davranışlardandır.
Sihir meselesini burada uzadıya incelememiz mümkün değildir. Bununla beraber mevzuumuzla ilgili yönünü kısaca açıklayalım:


Sihrin te'sir ve hakikati var mıdır, yok mudur? Her ne kadar Mu'tezile sihrin hiçbir tesiri yok dese de ehl-i sünnet sihrin hakikati ve te'siri olduğuna hükmetmişlerdir. Her iki grubun delilleri incelendiğinde, ehl-i sünnet görüşünün tercihe daha lâyık olduğu görülecektir.


Burada işin can alıcı noktası, sihrin te'sirinin ister fayda, ister zarar olsun kişiye mutlak olarak değil de, ancak ve ancak Allah'ın izniyle ulaşabileceğidir. Zira sihir zahirî sebeplerden bir sebeptir. Musebbibu'l Esbâb Hz. Allah'tır O dilerse olur, dilemezse olmaz.


Sihir yapma, öğrenme ve öğretme İslâm âlimlerinin ekserisine göre haramdır. Zira Kur'an sihri zem makamında zikr etmiştir. Ve Efendimiz (s.a.v.) Buhâri ve Müslim'de geçen bir hadiste ümmetini sakındırdığı yedi helâk edici şeyler içinde sihri de saymıştır.


Pekâla, sihir yapan (sâhir) kafir midir, değil midir? Sâhire mutlak olarak kâfir diyenler olduğu gibi, bir şarta ta'lik edenler, mesela; imana muhalif inanç, söz ve fiilde bulunması neticesi kâfir diyenler vardır. Bunlardan birinci gruba İmam-ı Azam, Ahmed b. Hanbel ve İmam-ı Mâlik, ikinci gruba ise İmam-ı Şâfiî girer


Birinci gruba göre, sihirbaz, sihrin haram olduğuna ister inansın ister inanmasın kâfir olur ve tevbeye davet edilmeden, hatta edilse bile kabul olunmadan öldürülür. Sihirbaz kadın ise öldürülmez, hapsolunur ve uygun bir şekilde dövülür.


İmam-ı Şâfi'ye göre, sihir haramdır ama sihirbaz küfrü gerektiren bir şeyi itiraf ederse o şey sebebiyle öldürülür, yoksa sihir sebebiyle değil. Fakat, Fıkh-ı Ekber sarihi Aliyyu'l Kârî bu hususta şu açıklamayı getiriyor ve İslâm'ın hâkim olduğu dönemlerde uygulamada bu merkezde olmuştur. "Sâhire mutlak mânâda kâfir demek uygun olmasa gerek. Zira bir sâhir, yapmış olduğu sihri bir insanın helaki, hastalığı, karı-koca arasını ayırmak için yapsa ve imanın şartlarından birisini inkâr etmese kâfir olmaz, ama arzı fesada verdiği için kadın-erkek ayırt edilmeksizin öldürülür. Buradaki illet yeryüzünü fesada vermek, bozgunculuk çıkarmak, düzen ve nizamı bozmaktır. Fakat sihrin helal oluşuna veya mutlak tesirine inanırsa mürted olur. Bu noktada ise erkek öldürülür, kadın öldürülmez. Zira illet irtidadtır.


Netice olarak sihir yapan, müslüman, zimmi, hür, köle ne olursa olsun, sihir yaptığını itiraf eder veya şahidlerle sabit olursa öldürülür.
Sihrin tesirine inanmaya gelince, daha önce de belirttiğimiz gibi hiç Allah'ın iznini hesaba katmadan, sihre mutlak olarak inanan mü'min mürted olur. Meselâ; sihirbaz her istediğini yapabilir, büyü yaptırdım bunun tesiriyle karı-koca birbirinden ayrıldı, büyücüye gittim ben daha birşey söylemeden herşeyimi bildi... vb. sözleri söylemek küfürdür. Ve bütün bunlarla düşüncede Tevhid'in dışına çıktığı ve yeryüzünde fesadı netice verdiğinden dolayı kadın bile olsa öldürülür.


1) Kâhinlik de küfürdür. Kâhinler gaybi bildiklerini çalınan ve kaybolan malların yerlerini bulabileceklerini, ister yıldızların doğuş batışı ile isterse başka şekilde ileride olacak hâdiseleri bildiklerini iddia eden kimselerdir. Halbuki gaybi Allah'tan başka kimse bilmez. Peygamberlerin ileride olacak hâdiselerden haber vermesi ise (haşa) kehanet yoluyla değil, vahy yoluyladır. Netice olarak kim gaybi bildiğini iddia ederse "falan sene altınlarım çalındı, cinci hocaya gittim buluverdi" derse veya buna benzer şeyler söylese, yıldız falına, el, kahve falına doğruluğuna itikad ederek baksa, baktırsa karşılığında para verse, hasılı bir kâhine gidip onun dediklerini tasdik ederse mürted olur ve öldürülür.

İRTİDADIN TESBİTİ VE SONRASI:


İrtidad hâdisesi ve İKRAR ile veya ŞEHADET ile sabit olur. Bunu müteakip mürted üç gün hapsedilir. Ve bu müddet içerisinde tevbe etmesi tavsiye ve telkin olunarak şüpheleri izaleye çalışılır. Eğer düşünmek için mühlet isterse veya tevbe etmesi umulur ise on günlük bir müddet verilebilir. Ama bu şekilde bir muamele yapmak şart değil belki mustahsendir. Zira mürted olan şahıs İslâm'ı tanımış, ona vâkıf olmuştur. Bu açıdan yeniden dine davet edilmesi sözkonusu değildir.


Bu müddet sonunda tevbe edip, İslâm'a tekrar dönerse hiçbir ceza verilmeksizin, salınır ama tevbe etmeyip reddinde ısrar ederse öldürülür. Öldürülen mürted yıkanmaz cenaze namazı kılınmaz ve müslüman kabristanına gömülmez.


Mürtedin tekrar dine dönmesi ise, kelime-i şehadet getirmesi ve küfre düştüğü noktadan teberri etmesi ile mümkün olur.


İrtidad eden kişinin nikahı ortadan kalkar. Binaenaleyh tevbe ederek tekrar müslüman olsa dahi tecdid-i nikah yapmak zorundadır. Burada şunu vurgulamak lâzım. İrtidad eden kadın ise talak vaki olmaz, ama erkek ise ulemânın ihtilafıyla birlikte esas olan görüş bir talak-ı bain'in vâki olacağı merkezindedir.


Mürted olan ana-babanın çocukları irtidad etmeden doğdu ise müslüman, sonra doğdu ise ana-babalarma tâbi olarak mürted sayılırlar.


Mürtedin ibadetlerine gelince, önceden yapmış olduğu bütün ibadetleri boşa gider. Yalnız bunlardan namaz ve oruc'u müslumanlığa döndükten sonra kaza etmemekle birlikte hac'cını kaza eder. İrtidad halinde iken geçirdiği ibadetleri ise ibadet ile mükellef olmadığından dolayı kaza etmesi gerekmez.


Bütün bunların arkasında tevbeleri kabul edilmeyen ve öldürülenler de vardır:

TEVBESİ KABUL EDİLMEYENLER:


1) İrtidad etmeyi âdet haline getirip, tekrar tekrar mürted olanın,


2) Peygamberlerden birine dil uzatmak suretiyle kafir olan müslümanın (3).


3) Ez. Ebû Bekr ve Hz. Ömer'e veya bunlardan birine dil uzatanın,


4)Sihir yapan ve sihrin tesirine mutlak olarak inanmak sebebiyle mürted olanın, velev ki kadın bile olsa (4)


5) Zındık'ın, (5)


6) Adam boğmayı âdet haline getirenin,


7) Kâhin 'in,


8) İnsanları ilhad'a (sapıklığa) dâvet eden mulhidin,


9) Bütün haramları mubah sayan ibahilerin.


10) Münafıkların, tevbeleri kabul edilmeyip öldürülür.

NETİCE:
Ana hatları ile tesbite çalıştığımız bu mevzûda bütün müslümanlar olanca gayretlerini sarfetmeli ve telafisi mümkün olmayacak şeyleri söylememeli, davranışları yapmamalıdır. Çünkü bu gibi şeyler dünyevî ve uhrevî hiçbir cezaî müeyyideye bağlı olmayan şeylerde yani "Ahlâk Kuralları" çerçevesi içinde olsa, kısaca hatalı söz kalb ve gönül kırma karşısında bir özür dileme ile maddi bir hata, dikkatsizlik neticesi kırılan, yarılan şeyi tazmin etmekle problem kolaylıkla hallolunabilecek iken, üzerinde hassasiyetle durduğumuz ve bütün müslümanların da durmalarını, davranışlarına aksettirmelerini arzu ettiğimiz mesele hiç de o cinsten değildir.


O halde inancımızın gereği olan kâide ve prensiplerimize alabildiğine vâkıf olup, hayatımıza onları hayat kılalım. Gayret bizden TEVFİK ALLAH'tandır.




1) Zira onun küfrüne rıza gösteriyor. 2) Zira bu davranışla onu Allah'a ortak koşmuş olur. Çünki kurban kesmek bir ibadettir ve neticede sevab umularak sadece Allah için kesilir. 3) Zira bu kul hakkıdır, tevbe ile ortadan kalkmaz ve hadden öldürülür. 4) Sihr konusunu ef'al-i küfür bölümünde incelemiştik. 5) Zındık küfrünü gizleyip, Hz. Peygamber'i kabul eden ama insanları zındıklığa davet eden kişidir. Bu, tevbe etmeden önce yakalanırsa veya yakalandıktan sonra tevbe etse bile tevbesi kabul edilmeyip öldürülür.

Mevla'nın herşeydeki sırrı sabırdır... Acıya sabredersin adı metanet olur, insanlara sabredersin adı hoşgörü olur, dileğe sabredersin adı dua olur, duygulara sabredersin adı gözyaşı olur, özleme sabredersin adı hasret olur, sevgiye sabredersin adı aşk olur...

Çevrimdışı e.deva

  • Softa
  • *
  • İleti: 30
  • Puan 4
Ynt: Elfâz-ı Küfür
« Yanıtla #1 : Ağustos 07, 2008, 09:43:37 ÖÖ »
Allah razı olsun Hocam dikkat etmemiz gereken önemli bir konuya değinmişsiniz.Ne kadar hassas bir çizgi.Rabbim her müslümanı ebede kadar küfre girmekten sakındırsın.
Göklere giden yolu bulmak isteyenler Allah'ın elçisinin yerdeki ayak izlerini takip etsin.

Çevrimdışı murat234

  • Marmara
  • *
  • İleti: 1736
  • Puan 157
  • "Neyi Arıyorsan O sun Sen..."
    • E-Posta
Ynt: Elfâz-ı Küfür
« Yanıtla #2 : Ağustos 07, 2008, 05:11:15 ÖS »
Allah razı olsun Hocam dikkat etmemiz gereken önemli bir konuya değinmişsiniz.Ne kadar hassas bir çizgi.Rabbim her müslümanı ebede kadar küfre girmekten sakındırsın.

eyvallah hocam.. hassasiyetiniz için teşekkürler +1
Mevla'nın herşeydeki sırrı sabırdır... Acıya sabredersin adı metanet olur, insanlara sabredersin adı hoşgörü olur, dileğe sabredersin adı dua olur, duygulara sabredersin adı gözyaşı olur, özleme sabredersin adı hasret olur, sevgiye sabredersin adı aşk olur...

Çevrimdışı edaa

  • Talib
  • *
  • İleti: 2
  • Puan 0
Ynt: Elfâz-ı Küfür
« Yanıtla #3 : Ağustos 07, 2008, 11:09:39 ÖS »
Allah razı olsn hocam.Hatırlattıklarınız için...

 

Hızlı yanıt'ı kullanarak çabukça ileti gönderebilir, iletilerinizde gülümseme ve bbc kullanabilirsiniz.

Not: Bu konu bir moderatör tarafından onaylanmadan görüntülenmeyecektir.
Kullanıcı Adı: E-Posta:
Doğrulama:
oruc ayi hangisidir? kucuk harflerle yaziniz.: